28.06.2016

İLÇEMİZ

TARİHÎ EVLER ve HANLAR

Efeler Diyarı Tavas’ta yüzlerce yılın izlerini taşıyan pek çok tarihi bina bugünle buluşuyor. Tavas’a adımınızı attığınız ilk andan itibaren geçmişin birbirinden güzel izleri ile karşılaşırsınız. Tarih zenginliklerini doya doya seyredebileceğiniz ilçe sokaklarında yürürken binlerce yıl ötesine uzanan keyifli bir yolculuğa çıkarsınız. Yüzyıllar önce yapılmış Bağ Pazarı, etrafındaki tarihi evleri ve yüzyıllık ağaçları ile geçmişin günümüze yansımasındır adeta. Tavas’ın önemli simgelerinden olan bağ evleri ile çevrili meydan, Tavas Bağlar Mesireliği olarak ilçeye gelen herkesi hayran bırakır.

Tavas’ın bir diğer özelliği ise ahşap evlerdeki işçiliktir. İlçenin hemen hemen her yerinde görebileceğiniz bu evlerdeki işçiliğin bir eşi benzerine rastlamak mümkün değildir. Türkiye Tarihi Kentler Birliği üyesi olan Tavas Belediyesi, Tavas’ın merkezindeki bu Tarihi dokuyu gelecek nesillerle buluşturmak amacı ile çalışmalarına devam etmektedir.

TAVAS ZEYBEĞİ

Dağların siper ettiği bir bölgede kurulan Tavas, bu özelliğinden dolayı yüksekleri mekan edinen efelerin de diyarı olmuştur. ‘EFE’ denildiği zaman akla ilk gelen oyun olan ‘zeybek’ ise bu ilçe için her zaman farklı bir anlam ifade etmiştir.

Dilden dile, kuşaktan kuşağa geçen bir direniş öyküsüdür Tavas Zeybeği… Adı ile özdeşleşen bu halk oyunu, kökeninde efelerin kahramanlığını anlatır. Haksızlığa karşı çıkan, zenginden topladığını fakire dağıtan, dağları mesken tutan efelerin öyküsüdür Tavas Zeybeğinin anlattığı.. Asil duruş Tavas Zeybeğinin etkileyici hikayesi ile bütünleşince seyrine doyum olmaz bir oyun ortaya çıkar.

TAVAS PİDESİ, KEBABI VE BAKLAVASI

Köklü bir tarihi mirasa sahip Tavas’ın mutfak kültürü de aynı güzellikte çıkar karşımıza… İlçenin meşhur yemekleri Tavas’ın adını yüceltemeye devam etmektedir. Göveci ve meşhur tahinli pidesi ile lezzete iştahınızın kabarması demektir. Odun ateşinin sabahın ilk saatlerinde harlandığı ocaklar, öğle saatlerine doğru şenlenmeye başlar. İçin için yanan ocağa yerleştirilen etler, kendi halinde saatler süren bir lezzet serüvenine girer. Ocaktan çıkan kuzu dana etleri, ustası tarafından sıcağı sıcağına servise hazırlanır. Göveçlere pay edilen etler kendi yağları ile buluştuğunda ortaya çıkan ‘cız’ sesi etrafa dağılan enfes koku, iştahınızı iyice açılmasına sebep olur.

Tavas pidesinde asıl aktör tahinli pidedir. Tavaslılar tarafından bu pideye “içli-dışlı” denir. Tahin ile hamurun buluşması ve odun fırınında için için pişmesiyle ortaya çıkan tahinli pide gövecin ardından bambaşka bir lezzet bırakır damakalarda. Tavas baklavası yapmak ayrı bir zanaattır. 40 kat yufkanın her sırasına dökülen cevizlerin şerbetle buluşması damaklarda unutulmayacak lezzetler bırakır.

TAVAS EL İŞLEMELERİ

Pek çok Tavaslı kadının ilk tanıştığı eşyalardan olan iğne, tel ve gergef, ilçede her evin bir atolye gibi işlemesini sağlıyor… Kına örtülüklerinin işlendiği yerlerden biridir Tavas. İlçenin dünyaca ünlü tel kırmasıyla ilmik ilmik işlenen motifler daha sonra bir araya gelerek birer sanat eserinin baştacı olurlar… Anadan kalma tek ayağı sallanan gergefler, her gün başka bir motifi ağırlar. Bir gün kına örtüsü olan kırmızı bir kumaş sarmalarken bu dört köşe gergefi diğer gün bir sehpa örtüsü çevreleyiverir. Tavas Belediyesi de eserleri ve marifetleri gün ışığına çıkarmak için 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Gelenekten Geleceğe Tavas Kadının Göz Nuru Yarışması düzenlenir.

COĞRAFİK DURUM

Denizli’nin güney batısına düşen Tavas, denizden yüksekliği 950 metre olan şirin bir ilçedir. 1691 km kare yüzölçümündedir. 1997 nüfus sayımına göre, nüfusu 12 949, 2010 sayımına göre Kasaba ve köyleriyle beraber nüfusu 50 703 dir. 10 kasaba ve otuzaltı köyü vardır. Tavas’ı doğudan Acıpayam, batıdan Aydın Karacasu, güneyden Kale, kuzey batıdan Babadağ ilçeleriyle kuzeyden Denizli ili çevrelemektedir.

İlçe yüzey şekilleri bakımından etrafı dağlarla çevrili düz bir ova görünümündedir. Esasında Tavas ovası 950 rakımlı bir yayladır. Tavas ovası mezoik kalkerden olup 2. zaman oluşumu karekterindedir. Bu ova 30 000 hektardır. Kuzeyde Babadağ, Güneyde Bozdağ, Doğuda (Kızılhisar) Serinhisar dağları, batıda Kale ilçesiyle çevrilmiştir. Bu ovanın Bozdağ eteklerinde bulunan bölümüne Barza ovası denir. İlçemizdeki önemli dağlar şunlardır. Çıplak dağı,ilçe merkezinin doğu bitişiğindedir. Büyük baba ve kara baba dağları Yahşiler ve Seki köylerinin tam kuzeyindedir. Büyük Baba Aydın Karacasu tarafına bakan gökbel’in kuzey doğusundaki en yüksek zirvedir. Bu zirvenin tepesi 20 000 metre karelik düz bir alan olup Baba türbesininde burada olduğu rivayet edilmektedir. Karababa dağı, Karahisar kasabası Yağlılar mahallesinin tam kuzeyinde en yüksek zirvedir. Bu zirvede yazları kar eksik olmaz. Bu zirvenin doğusunda Karacaoluk, batısında Dolayoluk, güneyinde Çağlak su kaynakları vardır. Kızılhisar dağı, Sarabat köyü ile Serinhisar ilçesi arasındaki dağdır. Tınaz dağı, Pınarlar kasabası ile Ovacık köyü arasındaki dağdır. Dede dağı Solmaz ile baharlar köyleri arasında bir dağ olup adını dede türbesinden almıştır. Bozdağ, Balkıca ve Derinkuyu köylerinin doğusundaki dağdır. Zirvelerinde sedir ormanları vardır. Acıpayam ilçesinin Gireniz vadisi ile Tavas’ın Barza ovası arasında bulunur. Tavas-Acıpayam ilçe sınırını oluşturur. Yüksekliği 2 241 metredir. Avdan dağı Kayapınar ve Denizoluk köyleri yakınındadır.

İlçenin 3 önemli ovası vardır. Bunlar Tavas,Barza ve Sarıova larıdır. Tavas ovas, Tavas merkez Kızılcabölük, Karahisar, Çalıköy, Sofular, Ebecik, Altınova, Çiftlik, Hırka, Solmaz, Medet, Garibköy, Pınarlar gibi köy ve kasabaların yerleşim merkezidir. Barza ovası, Konak, Bahçe, Yorga, Balkıca, Horasanlı gibi köy ve kasabaların yerleşim alanıdır. Sarıova ise Sarabat ve Tekke köyleri ile Kazık beli yakınındaki yüksek bir yayladır. Aydoğdu sınırları içinde Yoran yaylası, Karahisar kasabasının kuzey  batısında ormanlık ve sulak,otlak halindeki Asar yaylası yörenin en önemli yaylalarıdır.

Tavas yöresinin akarsu ve gölleri ise şunlardır. Solmaz Çayı, Solmaz köyünün doğusunda Dede Dağının tabanından çıkan kaynak su ile çevredeki küçük su kaynaklarını alarak Medet köyünün batısında Yarbaşı mevkiinde  Medet çayı ile birleşir. Medet çayı, Medet köyü çevresindeki su kaynaklarını  alarak Solmaz çayına karışır ve çiftlik çayını oluşturur. Kırpınar çayı, Karahisar kasabasının güneyindeki kaynayan Kırkpınar suları ile dogusundan gelen çiftlik çayını alarak oluşur. Dümbelek çayı, karahisar kasabası Asar yaylasından gelen sular ile Yağlılar mahallesinden çıkan İncilipınar kaynağını alarak Karahisarın batısında Dümbelek çayı adını alır. Yenidere çayı, Kırpınar çayı ile Dümbelek çayının Yahşiler köyü Sakarca mahallesinde birbirine karışmasından oluşur. Bu çay Sofular,Ebecik köylerinin batısından, Yahşiler köyünün güneyinden,Avdan köyünün doğusundan Kale sınırları sınırındaki İnceğiz köyü yakınlarında Eskere yöresinden gelen Akçaya karışarak Kemer barajını besler.

Kızılca Gölü, ilçemizde doğal olaral Kızılca kasabasında Kızılca Gölü vardır. Temmuz ve Ağustos aylarında suyu çekilir. Aydoğdu göleti Yoran yaylasındaki su kaynaklarını bir arada toplayan toprak-kaya dolgu sulama göletidir.

İklim ve bitki örtüsü bakımından ilçemizin özel bir konumu vardır. İklim bakımından 3 bölge iklimi kendini gösterir. Zaman olur iç Anadolu iklimi tesirinde kalarak yazları kurak ve sıcak, kışları soğuk ve ılıktır. Yağışlar daha çok ilkbahar aylarında olur. Dağları genellikle fundalık ve makidir. Bozdağ’da sedir ormanı vardır. Yer yer dağların çoğunda gür ormanlar bol su kaynakları hayvanlar için zengin otlaklar ve büyük düzlükler halindeki yaylalar geçitlerle birbirine bağlıdır.

Tavas ilçesinin iklim durumu doğal olarak bitki örtüsüne ve ürünlerine etki eder. İlçe topraklarının çoğunluğu işlenebilir durumdadır. Buna göre ürünlerinbaşında buğday, arpa, nohut ve tütün gelmektedir.

TAVAS EKONOMİSİ

Bereketli toprakların diyarı Tavas Ovası, ilçe ekonomisinin en önemli gelir kaynağını oluşturur. Tavas Ovası’nda adeta mahsul yarışan tohumlar, Tavaslı’nın ekmeğidir. Konfeksiyon ve özellikle kot tipi üretim ile ayakkabı imalatı da ilçede oldukça yaygındır. Efelerin olmazsa olmaz aksesuarlarından biri olan Körüklü Çizme efeler diyarı Tavas’ta hayat bulmaya ve üretilmeye devam ediyor. Dokumacılık; Kızılcabölük, Vakıf, Karahisar son yıllarda Horasanlı yerleşim birimlerinde çarşaf, havlu, gömleklik, perdelik ve mendil gibi ihracata dönük dokuma çalışmaları çok ileridir. Yahşiler, Sarıabat, Gökçeler, Çağırgan ve Yukarıboğaz gibi köylerimizde kilim, heybe, çuval, keçe, çadır, dolangaç, kılçır (çoban ve iş pantalonu) dokunur. Hammaddesi ise yün ve kıldır.

Yayık, kağnı, öğendere, dibek, kaşık, yaba gibi ağaç işleri, Sofular, Avdan, Yahşiler, Karahisar, Derinkuyu, Balkıca, Kozlar ve Baharlar köylerinde yapılır. Konak kasabasının da halıları oldukca önemli bir yer tutar.

TEKSTİLİN BEŞİĞİ KIZILCABÖLÜK

El dokumalarının tarihçesi yaklaşık 600 yıl öncesine dayanmaktadır. Orta Asya’dan göç eden uç beylerimizin bir kısmı, obalarıyla beraber bugünkü Kızılcabölük Beldemizin bulunduğu merkeze yerleşmişlerdir. O dönemlerde buralara gelen obaların insanları çobanlık işi ile uğraşmaları nedeni ile keçilerinin kılını, koyunlarının yününü kirman adı verilen el aletleri ile eğirip kendi ihtiyacı olan giyecek, heybe, çuval, kese gibi eşyaları gerim tekniği ile kendileri dokumuşlardır. Osmanlı döneminde ise dokumacılık sanatı daha da gelişmiş ve ilerlemiştir. Bu dönemde birçok Sadrazam, Şehzade ve devlet ileri gelenlerinin giydikleri giysilerin kumaşları bu yöremizin dokumalarından temin edilmiştir.Kısacası, Kızılcabölük el dokumacılığı geçmişten günümüze süregelen geleneksel bir yapıya sahiptir.

Evliya Çelebi dahi Seyahatnamesinde bu yöremize yer vermiş, yörenin dokumacılığından Kızılcabölük Çulhacılığı olarak bahsetmiştir.